ANA SAYFA | KİŞİSEL GELİŞİM | GÜNCEL | BAŞVURU FORMU
 
Bedeniniz Sizi Ele Veriyor

Beden dili duygu ve düşüncelerimizin birer yansıması olarak kendini ortaya koymaktadır.

Yüz yüze iletişimde, kelimeler yüzde 10, ses tonu yüzde 25-30, beden dili ise yüzde 60-65 oranında bir etkiye sahiptir. Dolayısı ile insanlar sözlerinden ziyade gözleriyle, bedenleriyle iletişim kurarlar.

Beden dili; elleri, gözleri, dudakları, başı, ayakları, omuzları, jestleri, dokunmayı, hareketleri ve duygusal yüz ifadelerini kapsamaktadır.

Aklınızdan geçenleri kelimelerinizin arkasına gizleyerek açığa vurmaktan kaçınabilirsiniz. Ancak bedeninizin her hareketi gizlemeye çalıştığınız duygu ve düşüncelerinizi ortaya koyarak karşı tarafa ruh halinizle ilgili önemli ipuçları verir.

Gerek dünyada gerekse ülkemizde beden dili üzerine çok sayıda bilimsel araştırma yapılmıştır. Evrensel bir beden dili tam olarak olmamasına rağmen, dünyadaki insanların 6 ortak duyguda aynı yüz ifadesi sergiledikleri gözlemlenmiştir. Farklı yıllarda ve farklı ülkelerde yapılan araştırmaların sonuçları biri birine oldukça yakındır. Yapılan çalışmaların hepsinde duygusal ifadelerin aktarılmasında kültürler arasında ortak yüz ifadeleri olduğu tespit edilmiştir.

Çeşitli kültürlerde yapılan çok sayıda araştırmadan elde edilen sonuçlar, 6 temel duygu ifadesini aktaran ortak yüz anlatımları olduğunu göstermektedir. Bunlar; mutluluk, korku, öfke, hayret, üzüntü ve tiksintidir. Belirttiğimiz bu altı duygunun bir diğer ifade ile keskin ve taşkın duyguların beden dili olarak yansımasını, farklı ülkelerde de rahatlıkla algılayabiliriz. Fakat rutin duyguların beden dili olarak yansıması inançlara, kültürel değerlere, ritüellere bağlı olarak ülkeden ülkeye, bölgeden bölgeye farklılık gösterebilmektedir.

Farkında olmadan kullandığımız beden dilimiz bizim kişiliğimizi, yaşımızı, bakış açımızı bizim haberimiz olmadan ele vermektedir.

Türkiye’de günlük yaşamın içerisinde kullandığımız ve önem atfettiğimiz çok sayıda beden hareketi vardır. Ancak bu beden hareketlerinin ifade ettikleri noktasında tam bir mutabakat olduğu söylenemez. Özellikle yaş faktöründen dolayı belirli bir yaşın ortaya koyduğu beden hareketi yaşıtları tarafından normal karşılanırken, farklı yaşa sahip bireyler tarafından olumsuz olarak algılanabilir.

Moral değerlerimiz temelinde şekillenen önemli beden hareketlerinin başında göz teması gelmektedir. Yüz yüze gerçekleştirilen iletişimde konuşanın gözlerine bakmak, konuşanın dinlendiğini, anıklattıklarına önem atfedildiğini simgelerken, gözleri konuşandan kaçırmak, konuşmacının önemsenmediğine, anlattıklarına ilgi duyulmadığını simgelemektedir. Bu bağlamda özellikle iş görüşmelerinde görüşme yapılırken konuşan kişinin gözlerinin içine bakmanız, göz teması kurmanız ve başınızı hafifçe yukarı aşağı sallamanız işveren gözünde olumlu bir imaj oluşturmanıza katkı sağlayacaktır.

Ellerinizi kapalı, hafif yumruk şeklinde tutmaktan özellikle kaçınmamız gerekmektedir. Kapalı, içe dönük tutulan eller bizim iletişime kapalı olduğumuzu, savunmaya geçtiğimizi ifade etmektedir. Ellerimizi genellikle açık, konuşmacının göreceği şekilde tutmamız iletişime açık olduğumuzu göstermektedir.
Özellikle iş görüşmelerinde bedenimizi doğru konumlandırmak ve bu doğrultuda bir beden dili ortaya koymamız ileriye dönük bizim lehimize olacaktır. İş görüşmelerinde kollarınızı bağlayarak, iletişim kurmaktan kaçınınız. Kollar biri birine bağlanmış olarak kurulan iletişim, masum bir dinleme ifadesi olarak nitelense de bu görüntü iletişime kapalı olduğunuzu, dış etkilere kendinizi kapatarak kendi dünyanıza çekildiğinizi ifade etmektedir.

Hiçbir işveren dış uyarıcılara kapalı bir elemana sıcak bakmayacaktır.

Oturmanıza dikkat ederek ürkek bir şekilde koltuğun ucuna oturmayınız. Koltuğa oturduktan sonra dengeli bir şekilde geriye yaslanınız. Çok rahat bir oturma sergileyerek konuşmacıyı küçümser ona tepeden bakan bir profil çizmekten özellikle kaçınınız.

Rutin hayatınızın içinde sürekli bacak bacağın üstüne atarak oturuyor olabilirsiniz ancak iş görüşmelerinde bacak bacağın üstüne atmadan iletişim kurmanız sizin lehinize sonuçlar doğurabilir.

Ancak unutmamız gereken önemli bir nokta, beden hareketlerinin zamana, mekana, duruma ve kişilere göre değişiklik gösterebileceği ve bu beden hareketlerine yüklenen anlamların her zaman aynı sonuçları vermeyeceği bilinmesi gerekmektedir.

Tüm bunların ötesinde sözlerinizin samimiyetine, bedeninizin samimiyetini eklediğinizde gerek iş görüşmelerinde, gerekse ikili ilişkiler de karşı tarafın zihninde rahatlıkla olumlu bir profil oluşturabilirsiniz. Mevlana’nın dediği gibi; “Ya olduğunuz gibi görünün, ya da göründüğünüz gibi olun”.

Unutmayınız, siz ne söylerseniz söyleyiniz, bedeniniz siz ele veriyor.