ANA SAYFA | KİŞİSEL GELİŞİM | GÜNCEL | BAŞVURU FORMU
 
İletişim Hayattır, Hayat İletişimdir

İletişimin birden çok tanımını yapmak mümkündür. İletişim, en yalın hali ile belirli bir kanal aracılığıyla hedef kitleye bilgi gönderme, onu etkileme sanatıdır.

İletişimin tarihi insanlık tarihi kadar eskidir. Tarih boyunca adı konmasa da insanlar sürekli iletişim halinde olmuşlardır. Sembollerin bir araya gelmesiyle mantıklı bir düzen içerisinde oluşturulan dilin ve yazının icadından önce insanlar iletişim aracı olarak çeşitli sesleri ve günlük hayatta yararlandıkları araçları kullanmışlardır. Bu dönemde figürler ve resimler önemli bir iletişim aracı ve kanalı olmuş ve ilk sanatsal çalışmaların temeli atılmıştır. Ses çıkarmasının yanı sıra diğer varlıklardan farklı olarak düşünme yetisine sahip olan insan; zamanla çizgileri yazıya, ilkel figürleri sanata, sesleri dile dönüştürmeyi başarmıştır. Bundan sonra iletişim için vazgeçilmez olan yazı, dil, resimler insanlığın ayrılmaz bir parçası olmuş ve adeta onunla bütünleşmiştir. Yazıyı icat eden, dili kurgulayan insanoğlu düşünce dünyasından aldığı güçle günümüzde önemli birer kitle iletişim aracı olan radyoyu, televizyonu icat ederek iletişime yepyeni bir boyut kazandırmıştır. Böylece iletişim süreci içindeki hedef alıcının sayısını toplum düzeyine, bazen ülke, bazen de dünya kamuoyu düzeyine çıkartan ‘kitle iletişim’ unsuru ortaya çıkmıştır.

İletişim sürecini oluşturan beş ana unsur vardır. Bunlar: kaynak, ileti, kanal, hedef kitle ve geri beslemedir.

Kaynak: İletişim sürecinin başlangıcını temsil eder. Ürettiği anlamlı mesajları simgeler aracılığıyla gönderen kişi ya da kişilerdir.

İleti: Kaynağın alıcıya ulaştırmak istediği duyguların, düşüncelerin ve davranışların kodlanmış halidir.

Kanal: İletişim kaynağı ve hedef arasında yer alan simge veya sembollere dönüşmüş iletinin gitmesine olanak sağlayan, yol, geçit olarak tanımlanır.

Hedef Kitle: Hedef kitle kişi ya da grup olarak ele alınabilir. İletişim sürecinin amacına ve yöntemine bağlı olarak, hedef kitle bir kişi de olabilir, tüm ülke nüfusu da olabilir.

Geri Besleme: Bu aşama iletişim sürecinin son aşamasıdır. İletişimin kaynağı konumundaki birey, mesajını belirli bir kanal aracılığıyla hedefe ulaştırmıştır. İletinin hedef alıcı üzerindeki etkisi geri besleme ile ortaya çıkmaktadır. 

Görüldüğü gibi iletişim kurabilmek için öncelikle bir kaynağa bir diğer ifade ile düşünebilen ve düşündüğünü ortaya koyma becerisine sahip bir bireye, kaynak ve hedef kitle tarafından ortak payda da kodlanmış bir mesaja, bu mesajı ulaştıracak bir kanala (hava, telefon, internet, kitle iletişim araçları), oluşturulan mesajı almaya hazır ya da alması istenilen bir hedefe ve kaynak tarafından hedef kitleye gönderilen iletinin kod açımı yapılmış olarak kaynağa geri dönmesine ihtiyaç vardır. İletiniz hedef kitleniz tarafından algılanmışsa ve sizin istediğiniz manada geri bildirim gerçekleşmiş ve kaynak konumundaki birey hedef kitle konumuna geçmişse ortada başarılı bir iletişim var demektir. Aksi durumda, gerçekleştirdiğiniz veya gerçekleştirmeye çalıştığınız iletişim başarısız bir iletişimdir.

İletişim unsurlarının bir araya getirilmesiyle oluşturulan iletişimin, başarıya ulaşabilmesi için öncelikle, iletişimin çıkış noktası konumundaki kaynağın hedef kitlesinin çerçevesini çizmesi ve çizdiği çerçeve içindeki birey ya da bireyleri tüm yönleriyle tanıması gerekmektedir. Hedef kitlenin eğitim durumunu, sosyo-ekonomik yapısını, dini inançlarını, yaşını, cinsiyetini bilmek gerçekleştirmeye çalışılan iletişimin kalitesini yükselteceği gibi başarılı bir iletişim kurulmasına olanak tanır. Hedef kitlesini tanıyan kaynak mesajlarını bu düzlemde, hedefin düzeyinde yazıya veya söze dökecek ve hedefi tarafından algılanması kolaylaşacaktır. Hedefini belirleyen ve mesajını bu bağlamda hazırlayan kaynak, belirlediği bu mesajı iletmek için iyi bir kanalı tercih etmelidir. Bu kanal bazen telefon, bazen internet, bazen hava, bazen de kitle iletişim araçları olabilir. Ancak en iyi iletişimin (hava) yüz yüze, göz göze kurulabileceği unutulmamalıdır. Yüz yüze gerçekleştirilen iletişimde, sözlerin yanı sıra iletişimde önemli bir yer tutan beden dili devreye girmekte ve birçok sözün ifade edemeyeceği bir düşünceyi veya duyguyu tek bir beden hareketi bütün açıklığıyla ortaya koyabilmektedir. Öte yandan telefon veya diğer araçlar birer iletişim kanalı olmakla birlikte, jest ve mimikleri etkili olarak yansıtamadıkları için de aynı zamanda birer iletişim engelidir.

Dünden bugüne hayatın tüm kesitlerinde var olan ve tüm kesitlerine hükmeden ve yaşamın ayrılmaz bir parçası olan iletişim, zihnin ürettiği düşüncelerin eyleme ya da söyleme dönüşmesi noktasında olmazsa olmazlardandır. Bulunduğumuz konum, aldığımız eğitim, yaptığımız iş ne olursa olsun iletişimden uzak durmamız mümkün değildir. Bir arkadaşa selam vermekte bir iletişim eylemidir, kitlelere bir düşünceyi empoze etmek için etkili söz söyleme sanatı olan retoriği kullanmak da bir iletişim eylemidir.

Diğer taraftan günümüzde ne söylediğimiz kadar, nasıl söylediğimizde önem kazanmıştır. İletişimde başarıya ulaşmak, anlamak ve anlatmak için sözlerinizi değiştiriniz. İletişim esnasında hedef kitlenizden her hangi bir tepki alamıyorsanız aynı düşünceleri farklı kelimelerle ifade etme eğilimi sergileyiniz. Sonuç olarak sözlü veya sözsüz, yazınsal veya sanatsal, yüz yüze veya uzaktan ifade yoluyla gerçekleşsin yaşamımızın her alanında vazgeçilmez bir değeri olan iletişimin etkileri bugüne ait eylemlerimizden başlayıp geleceğimize uzanmaktadır. Her türlü insan etkinliğinin gerçekleşmesi iletişime dayanmaktadır. Bu denli büyük önemi olan iletişimi doğru ve etkili bir tarzda gerçekleştirmek, bire bir insan ilişkilerini nitelikli kıldığı kadar, uygarlığın ve kültürün gelişmesinde, farklılıklara saygının, düşünsel çok yönlülüğün güçlenmesinde dolayısıyla insan haklarına dayalı demokratik bir kültürün geliştirilmesinde temel destekleyicilerden birisi olacaktır.