ANA SAYFA | KİŞİSEL GELİŞİM | GÜNCEL | BAŞVURU FORMU
 
İş Arayanı Umutsuzluğa Düşüren 3 Etken

İş arama süreci oldukça zorlu ve stresli bir süreçtir. Bu süre uzadıkça zihinleri umutsuzluk istila etmeye başlar. İş bulamama, iş başvurularına dönüş olmaması bireyi korkulu bir bekleyiş sürecine hapsetmektedir. İş arama sürecinin uzamasıyla birlikte baş gösteren korkular, oldukça doğaldır. Bu noktada asıl önem arz eden, korkuları belli bir bilinç dahilinde analiz etmektir. Bu korkuların üstesinden gelebilmek için zihinsel ve bedensel gücünüzü fark ederek, çıkış noktanızı revize etmeniz gerekmektedir.

Yapılan araştırmalar, iş arayanların maruz kaldıkları ve onları çıkmaza sürükleyen 3 temel sorun olduğunu ortaya koymaktadır.

Bunların başında iş arama sürecinin uzamasıyla birlikte bireyin kendi iç dünyasına kendini hapsetmesi gelmektedir. İç dünyasına çekilen bireyler, algı ve anlatım düzeyini aşağı çekerek topluluktan uzaklaşırlar. İş çevrelerinde bulunmaktan bilgi ve becerilerini kullanabilecekleri ortamları aramaktan vazgeçerler. Kabuğuna çekilerek, suskunluk sarmalına bürünen aday kendine olan inancını, güvenini kaybetmeye başlamaktadır. Böylesi bir ruh hali içinde yapılması gereken en iyi şey, uzman olduğunuz alanla ilgili olarak çalışmalarınızı artırmanız, uzman olduğunuz her hangi bir alan yoksa meslek edindirmeye yönelik kurslara giderek bilgi ve becerilerinizi geliştirmeniz gerekmektedir. İşverenin en çok aradığı eleman vasıflı elemandır. Bugün birçok yatırımcının yatırım yapmak için alanında uzman, vasıflı elemanlara ihtiyaç duyduğu bilinmesi gerekmektedir. Herhangi bir meslek sahibi olmak için yaşınız önemli olmakla birlikte ‘yaş’ keskin ve belirleyici bir unsur değildir. Meslek edindirmeye yönelik kurslardan, bütün yaş grupları rahatlıkla faydalanabilmektedir.

Bir diğer etken olumsuz deneyimlere saplanıp kalmaktır. İş görüşmelerinde iş arayanın yaşadığı en ağır sendromlardan biri işverenin, iş arayan bireye tepeden bakması, insan psikolojisini yeterince anlamayan ve bunu pratiğe dökemeyen insan kaynakları uzmanlarının işe alım sürecine tek taraflı yaklaşması, olumsuz deneyim yaşayan bireylerin sayısını artırmaktadır. Olumsuz deneyimler, daha sonraki iş görüşmelerinin de birer olumsuz deneyime dönüşeceği düşüncesini bireyin bilinçaltına yerleştirmektedir. Yaşadığınız olumsuz deneyimler ve zorluklar sizi iş arama sürecinden koparmamalıdır. Kendinizi hatalı görmeyiniz. İşverenin insan psikolojisi konusundaki deneyimsizliği ve tepeden bakışı sizin başarısız olduğunuz anlamına gelmemektedir. İşveren de iş alım sürecinde bireyi değerlendirirken yanlış, hatalı eylem ve söylemler geliştirmiş olabilir. Birkaç işveren karşısında aynı olumsuzluğa maruz kalmış olmanız bundan sonraki iş görüşmelerinizin aynı olumsuzluk atmosferinde gerçekleşeceği anlamı taşımamaktadır. Unutmayın, bir karınca yuvasına tek bir buğday tanesini götürebilmek için sert bir kayanın üstünde 70 defa yürümek zorunda kalmasına rağmen, asla pes etmeden ağzındaki buğday tanesini yuvasına taşıma gayretinden vazgeçmemektedir.

“Yaşama gücümü, küçük bedenleri ile büyük yükler altına giren ve insanların ayakları altında ezilme pahasına da olsa, asla pes etmeyen karıncalardan alıyorum”.

İş arayanı olumsuzlukla yüz yüze getiren bir başka faktör, iş arayanların işverenin beklentilerine göre konuşma çabasıdır. İşe kabul edilme isteği, yeter ki bir iş olsun düşüncesi ile iş arayan bireyin kendi karakterinin dışında bir rol sergileyerek hareket etmesi, iş arayan bireye çoğu kez yarardan çok zarar vermektedir. Böyle bir durumda aday, kendisi için uygun olmayan bir işe başlangıç yaparak ileride daha da mutsuz hale gelebilmektedir. Ya da görüşme sırasında inandırıcılığını kaybederek, rakipleri arasından hızla elenebilmektedir. İş görüşmesinde ve sonrasında böylesi olumsuz bir durumla karşılaşmamak için yapılması gereken, kendiniz kalarak kendi cümlelerinize kendinizi anlatmanızdır. Zihninizden ve gönlünüzden geçmeyen, size uygun olmayan söylemler veya eylemler sergilemeniz size ait olmadığı için sizi doğallıktan uzaklaştıracak dolayısı ile kendi elinizle kendinizi komik duruma düşürmüş olacaksınız. Oldukça soğukkanlı ve sakin bir ruhla, yapabilecekleriniz ya da yapamayacaklarınızı kendiniz kalarak, size ait olan ya da zihninizin onayladığı cümleler ile açıklayınız.